.: Pencere Tencere :.

DüşünüYORUM YazıYORUM

Panorama

Yazan: penceretencere 10 Ağustos 2008

                  Yazılarımın  içeriğinde genel itibari ile Cumhuriyetimiz’in dünden bugüne geldiği olumlu olumsuz gelişmelerini gözler önüne getirmek ve paylaşmak vardır.Konularımı mümkün olduğu kadar cevap hakkı doğmayacak konulara kişi ve kişilere dayandırmaktayım bazen sizin önsezilerinize güvenmekteyim. Bu adam hep aynı temel konuları ele alıyor aynı şeyleri yazıyor diyebilirsiniz. Aslında öyle değil farklı konulardan yola çıkarak günümüzdeki tabloya bağlama girişimi ve gayretini göstermekteyim amacım bizlerin elinden alınmak istenen fikir düşüncelerimizi ulus bilincine bu bilinç ile yurdumuzun bütünlüğününün teminatının güzelim ülkemin halkının zihninde canlı tutma amacına  katkı sağlamak.

             Türk  medeniyetleri tarihi boyunca hep yurt aramışlar buldukları yerleri yurt olarak sahiplenmişlerdir. Yerleştikleri yerler her zaman verimli doğal kaynakları zengin bölgeler ve coğrafyaları olmuştur. Bu coğrafyalar hep ellerinden alınmak istenmiş yer yer yurtlarından kovulmuşlardır bunlar ya hemen yada asırlara dayanan zaman dilimleri içinde olmuştur. 7 cihana hükmetmiş Osmanlı İmparatorluğu’nun yükselişi döneminden yokolma sürecinin tamamlanacağı Sevr’e kadarda böyle olmuştur.

             Ülkemizde de 1924 den Atamızın 1938 yılında vefatına kadar mandacı sömürgeci devletlerin destekleri ile   aşağı yukarı 18 tane iç ayaklanma ve  kargaşa çıkarılmak istenmiş bir çoğu vukuu bulmuş bir çoğu ise vukuu bulmadan bastırılmıştır dış güçlerin kışkırtmaları ile savaş meydanlarında istila edemedikleri Anadolu yurdunun fedakar vefakar bütün yurt sath’ında yanyana çarpışmış halkını kandırarak kışkırtarak  yeni kurulan Cumhuriyetimiz’i hemen yıkıp ortadan kaldırmak istemişlerdir. Bu gayret daha ziyadesi ile ülkemiz coğrafyasının  Doğu kesimleri olarak bilinen Doğu Anadolu , Güney Doğu Anadolu ve İç Anadalu’nun doğu kısımları ile Karadeniz’in Doğu kesimleri ile Orta Karadeniz’in Güney kesimlerinde yapılmak istenmiş ve bu gayretleri halihazırda devam etmektedir.

            60 yıldır ülkemizde  siyaset ve politika haline gelen yukarıda bahsetmiş olduğum bölgede yaşayan insanlarına halkına hizmet götürmeme geleneği o bölgede yurttaşlarımızı eğitimsiz , işsiz , hastanesiz , aşsız ve çaresiz bırakmıştır. Yurt ve ulus bilincine zeval getirmiştir köklerine sonuna kadar bağlı olan yurdumuz insanı herşeye rağmen her zeminde devletine ülkesine bağlılıklarını her daim ifade etmişler zorluklara göğüs germişlerdir yurtlarını terk etmemişlerdir.

          Az evvel 1924 ‘ den 1938 ‘e 18 kadar ayaklanmaya  ve kışkırtmaya değinmiştim. Bu ayaklanmalar ve kışkırtmalar genel olarak müslüman ülkeleri sömürgesi haline getiren o ülkelere gönderdiği misyonerler ile halkını hıristiyanlaştırma çalışmalarını gerçekleştiren sizin de tahmin ettiğiniz gibi isimlerini sizin özsezilerinize bıraktığım ülke ve ülkelerdir. Bu 18 olaylar zinciri aynen aşağıdaki gibidir ;

1.   Nasturi Ayaklanması 12-28 Eylül 1924
2.   Şeyh Sait Ayaklanması 13 Şubat- 31 Mayıs 1925
3.   Raçkotan ve Raman Tedip Har. 9-12 Ağustos 1925
4.   Sason Ayaklanması 1925-1937
5.   Birinci Ağrı Ayaklanması 16 Mayıs-17Haziran 1926
6.   Koçuşağı Ayaklanması 7 Ekim – 30 Kasım 1926
7.   Mutki Ayaklanması 26 Mayıs-25 Ağustos 1927
8.   İkinci Ağrı Harekâtı 13 -20 Eylül 1927
9.   Bicar Tenkil Harekâtı 7 Ekim -17 Kasım 1927
10.   Asi Resul Ayaklanması 22 Mayıs – 3 Ağustos 1929
11.   Tendürük Harekâtı 14 -27 Eylül 1929
12.   Savur Tenkil Harekâtı 26 Mayıs – 9 Haziran 1930
13.   Zeylan Ayaklanması Haziran – Eylül 1930
14.   Oramar Ayaklanması 16 Temmuz – 10 Ekim 1930
15.   Üçüncü Ağrı Harekâtı 7-14 Eylül 1930
16.   Pülümür Harekâtı 8 Ekim -14 Kasım 1930
17.   Menemen Olayı 23 Aralık 1930
18.   Tunceli (Dersim) Tedip Har. 1937-1938

               Aslına bakılırsa ülkemiz insanı herşeyin farkında ancak siyasi manevralar yüzünden zihinleri oldukça bulanıklaştırılmıştır. Özetle yurdumuz coğrafyasında halk ayrımcılığına , ayrı milliyetçilik kavramlarına din dil ırk farklılıklarının ayrımcılıklarına her daim karşı çıkmalıyız amacım burda propaganda yapmak değil yurdumuzun her cm karesine sahip çıkarak yurt bütünlüğümüzün halk kardeşliğinin bölünmemesine  ve ayrıştırılmamasına vurgu yapmaktır. Bu istilacı sömürgeci devletlerin vaadleri boş söyledikleri boş en hafif ifade ile yalanlarla dolu kandırmacadan öte bir şey değildir.

               Tam tersini düşündüğünüz zaman ise yani yurt ve ulus bütünlüğünün ayrılmasına inanan ve savunan yöre insanına bu konuları aşılayan kabul ve savunmasına zorlayan kişi kurum dernek vakıf var ise  bunlarada söylenecek bir kaç kelime var tabi. Bugün yüzıllardır bir arada yaşadığın yurt coğrafyasında seni bu yurttan koparanlar yarın senin olmak istediğin coğrafyadanda seni koparmak isteyecek nedenmi ? İşte cevap bu sömürgeci bu istilacı devletlerin gözünü kan bürümüş ispatmı arıyorsun yurdumuzun doğusuna , kuzey doğusuna ve güney doğusuna komşu ülkelerdeki olan bitenlere bir bak işte ayrımcılığa düştüğümüzde bizimde başımıza gelenler o ülkelerde yaşayan insanların başına gelenlerden farklı olmayacaktır. Ne istediğimizi bir kez daha gözden geçirmemiz gerekmektedir.

Yorum Yapın

XHTML: Bu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <pre> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>