Şeriat ve Salatalık
Yazan: penceretencere 21 Ağustos 2008
Şeriat
Sözlük anlamı âdet , yol , mezhep , metod olarak tanımlanır. İslami kavramlar çerçevesinde algılanışı ise ; islamın uygulanmasi olan, ozellikle ceza hukukunun islamdaki kurallara gore belirlendigi ideolojik yonetim bicimidir.
Diğer taraftan tasavvuf açısından ele aldığımızda dıştan içe dairelerin insanoğlunun ulaşabileceği 4 ana düzlemden birincisidir ve diğer üçünüde kapsar. Bu düzlemler 1. Şeriat 2. Tarikat 3. Hakikat Marifet 4. Marifet.Hakikat Müslümanlık insanlık tarihinin insanı insana sevdiren kaynaştıran hak ve adalet açısından eşit görerek insanlığa Allah tarafından peygamberi ile gönderilmiş son dindir. Kutsal kitabımız olan Kuran-ı Kerim öncelikle Allah’ın varlığına inanmayı ve onun yaratmış olduğu kullarından olan peygamberine biat etmeyi peygamberimiz Hz. Muhammed ( S.A.V ) nazarında diğer kullarınıda sevmenin yollarını bulmak için gerçek müslümanlığın yol haritası olan kutsal kitabımızdır.
Ancak İslamiyetin ilanı ile arap yarımadasında başlayan yayılma süreci peygamberimiz Hz. Muhammed ( S.A.V ) zamanında ve vefatından sonra Hz. Halifeler dönemindede devam etmiştir. En son halifemiz olan Hz. Ali ( A. S. ) efendimizin ahirete göçünden sonra kutsal kitabımızın öğretileri din otoritelerinin iktidar gücü olarak kullanılmaya başlamıştır. Bir çok hurafe fikirler Allahın emri yada peygamberimizin sünnet ve hadisleri imiş gibi algılanmasına sebep olmuş gerçek müslümanlık öğretilerini ortadan kaldırmıştır.
Her dönem halkı idare etmekle mesul makamlar halkına dinimizin temeli olan Allah inancını , peygamber sevgisini , kulları arasındaki dayanışma ve paylaşma olgusunu aşılamak yerine din alimi kisvesi altında Allah korkusunun kulları arasında varolmasına sebep olmuştur. Biraz açmak gerekirse dinimizin temelinde ceza değil mükafat vardır. Kulları için dinimizin temeli ; sen komşunla iyi isen , aç kullarını doyuruyor isen , kullara zulüm yapmıyor birbirleri arasında eşit görüyor isen , çalmıyor isen , haram yemiyor isen , muhtaç olana yardım ediyor isen , ve bir çok temel hükümleri yerine getiriyor isen Allah tarafından mükafat görme esasına dayanmaktadır.
Arapların uydurduğu hadisler ile kendi örf , adet , gelenek ve göreneklerinin Allah’ın emri peygamberimizin sünnet ve hadisi’dir diye uygulanması gerçek müslümanları yaralamakta insan sevgisine dayalı dinimize zarar vermektedir. Allah’ın peygamberimize indirmiş ilk hadis ayet ‘ OKU ‘ olmamışmıdır . Allah tarafından müslümanlığa verilen ilk emir OKU olmasına rağmen dini kuralları okuyarak öğrenecek her birey yarın yalanlar üzerine kurulu fetva verenlerin karşısına sen yalan söylüyorsun diyerek dikilecek halka hükmedemeyecek. Ne yapalım çocukları okutmayalım o zaman , saray döneminde saraydakiler okuyor , zengin kavimlerin , ağaların , beylerin çocukları okuyabiliyor idi. İşin daha ilginç tarafı ise ‘Cennet anaların ayağı altındadır ‘ ve ‘savaşlarda eşleri vefat etmiş kadınları ve çocuklarını himayenize alın ‘ diyen sevgili peygamberimiz sanki bunu söylememişde cennete gitmek için ibadet eden gerçek müslümanların kafasına sözde din alimleri 4 eşlilik müslümanlığın gereğidir kadınlarınızı insan içine çıkarmayın kapatın dünyaya 20 cm 10 cm pencereden baksınlar fikirlerini koymuşlardır.
Bu tür ve benzeri uygulamalar kanunlar haline getirilmiş adınada şeriat denilmiş. Uydurulmuş hadisler ile yola çıkan uygulamalar genel itibari ile yasaklarını cinsel bir obje olarak gördüğü dişilik ve kadınlar üzerine kurmuş. Uydurma kuralların Şeriat adı altında uygulanmasına Afganistan’ın eski yönetimi damgasını vurmuştur. Bu uygulamalardan bir kaç örnek vermek gerekirse ; Cinsel organları örtülmeyen dişi keçilerin öldürülmesi , sigara için erkeklerin parmaklarının kesilmesi , berber ve kozmetik malzeme satan dükkanların bombalanması , dondurmacıların öldürülmesi eylemleri içermektedir. Erkeklerin sakal tıraşı olmasını , favori bırakmalarını , saç uzatmalarını , şarkı söylenmesini , kadınların araba sürmesini , filört etmesini , erkeksiz dışarı çıkmasını , eşide olsa çocuğuda olsa bir erkekle yanyana yürümesini ve bir çok konuyu yasaklamıştır.
Asıl anlamsız gelen ise ; Medeni ve çağdaş dünyanın insanlara sunmuş olduğu modern yaşam koşullarını red eden bu uygulamaları bireyler nasıl oluyorda kabul ediyorlar? Bu sorunun cevabı ise uydurma hadisler üreten sözde din alimlerinin eylemlerinde saklıdır ; tarikat ekollerinin kendilerini güçlendirmesi için , mezhep şovanizm’ini diri tutmak için , halkın cahilleştirilmesi ve sömürülmesi için , devlet kadrolarında yer alabilmek , mezheplerin taraftar sağlamasına katkı sunmak için , sapık ve cahil sözde alimlerin halkı takva ve ibadete sevk etmek için , siyasi çıkarlar , kabile ırk ve imam taraftarlığı , gaflet cehalet kibir.
Müslüman gibi yaşamak isteyen halkımızın mevcut modern koşulların arkasında gitmesinde fayda var derim çünkü şeriat düzeninin gerçek amaç ve emellerini bilmeden körü körüne bağlanmak hak ve adalet kavramları çerçevesinde kazanımlardan çok sosyal ve hukuksal kayıpları ön plana getirecektir.
İnanç gönülülük esasına dayalı bir kavram olup kişinin istediği zaman istediği şeye inanma hakkına kimsenin kota koymasına izin vermemesi gerekmektedir.Aynı zamanda hayatına yeni inanç kavramları koyacak bireylerin ise gerek bilimsel gerekse ilmi araştırmalar yapmadan kendisine dikte edilen fikirlerin peşinden gitmemelidirler düşünce özgürlüğünü ipotek altına aldırmamalıdırlar.
Son bir şey daha şeriat ; salatalıkları ” fikir verebilen ” erkek , domatesleri kadın olarak algıladığı için kadınların pazarlardan salatalık satın almasınıda yasaklar. Kısacası uygulanmak istenilen şeyler müslümanlığın emridir diye ideoloji haline getirilmiş olan adına şeriat denilen yaşam biçimi tamamen bir art niyet , sapkınlık ve sapıklık eğilimlerinin dışa vurumu olmaktan öteye gitmemektedir.
Mustafa Kemal ATATÜRK yaşamış ve bugünleri görmüş olsa idi emanet ettiği Cumhuriyetin yakılıp yok edildiğine tanık olmanın acı ile kahrından ölürdü.
Bilgi : Okumuş olduğunuz yazı ALINTI DEĞİLDİR.
==========================================================
Etimolojik Tanımı ise : Arapça kökenli bir sözcük olup; “yol; mezhep; metod; âdet; insanı bir ırmağa, su içilecek bir kaynağa ulaştıran yol” anlamına gelir. İslam dinindeki terimsel anlamı ise “ilâhî emir ve yasaklar toplamı”, “İslam’ın kutsal kitabı Kur’an’ın âyetleri, İslam’ın son peygamberi olan Muhammed’in söz ve fiilleri (sünnet/hadis) ve İslâm bilginlerinin görüş birliği içinde bulundukları hususlara dayanan ilâhî kanun”dur. Bu açıdan anlam olarak din terimine benzeyen şeriat teriminin din teriminden farklılığı kullanım şeklindedir. ( Bu paragraf ALINTIDIR. )
HC demiş
Selamlar güzel yazmışsın ağzına sağlık, yanlız bir iki ufak noktaya değinmek istiyorum.
Burada be bazı yerlerde yanlışlıkla yazılan 1.Şeriat 2.Tarikat 3.Hakikat 4.Marifet. şeklinde değil de
1.Şeriat 2.Tarikat 3.Marifet 4.Hakikat olmalıdır.
Allah’ın peygamberimize indirmiş ilk hadis ‘ OKU ‘ olmamışmıdır .
bu kısım da;
Allah’ın peygamberimize indirmiş ilk ayet ‘ OKU ‘ olmamış mıdır.
şeklinde olmalı değil mi?
penceretencere demiş
Sayın HC.
Öncelikle ilginize teşekkür ederiz. Doğru bilgi paylaşımı ilkesi doğrultusunda belirtmiş olduğunuz yazım hataları düzeltilmiştir.Paylaşımlarınızın devamı dileği ile çalışmalarınızda başarılar dileriz.
penceretencere.wordpress.com