Gezin babam gezin
Yazan: penceretencere 4 Eylül 2008
Yüzyıllar boyunca 7 cihanda hüküm sürmüş ve geçen süreç içinde zayıflamış Osmanlı 1900 yılların başlarından itibaren tamamen ortadan kaldırılmak amacı ile işgalci emperyalist devletler tarafından hüküm sürdüğü bölgelerde isyanlar , ayaklanmalar çıkarılıyor Osmanlı’nın himayesinden koparılıyordu. Sözde kendi himayesini eline alan uluslar emperyalistlere tabi oluyor onların sömürgesi olmayı tercih ediyorlar idi. Osmanlı’nın toptan ortadan kaldırılması amacı ile 1915 sürecinde anadolu’nun orta ve doğu kesimlerinde yaşayan yüzyıllar boyu kardeşce yaşamış farklı dinin , farklı milliyetin mensuplarını silahlandırılıp çeteler kurulması sağlanmış. Bu çeteler tarafından o bölgelerde isyanlar ve ayaklanmalar çıkarılıp anadolu halkının huzuru düzeni ortadan kaldırılmıştır. Osmanlı’nın idaresinde yerel yöneticiliklerden , askeri komuta kademelerine kadar görev yapmış olan bu isyancıların mensupları işgalcilerin ekmeğine yağ sürmüştür. Sevr sürecinin ortaya çıkmasına sebep olmuş ve süreci hızlandırmıştır.
İsyancıların yaptıkları karşısında Osmanlı bu kesimi tehcir etmiştir.Tehciri kolaylaştıracak şartların olmaması , mevcut savaş koşullarından , tehcir esnasında hastalanmalar , iklim koşullarından dolayı gerçekleşen ölümleri günümüzde devlet olarak varlığını sürdüren bu ayaklanmacı , isyancı milliyet sözde soykırım olarak nitelendirmekte ve dünya kamuoyunu yalanlarla süsleyerek yanıltmaktadır. Günümüzde 1915 olayları olarak bilinen , ülkemize ve dünyaya sözde soykırım yapıldığını dair iddia ile dayatılmak istenmektedir.
Anadolu köylerindeki halkımızın mallarını yağmalayan , karısına kızına tecavüz eden , akla gelmeyecek yöntemlerle işkence ederek öldüren , kurdukları çeteler ile maşası oldukları ülkelerin ülkemizi işgal etmelerine sebep olan , ülkeden tehcir edilmelerine sebep olan , bu tehcir sırasında dünyaya soykırıma uğradıkları yalanını söyleyen , soykırım anıtı dikerek bütün Türkleri aşağılayan , Dünya ülkelerinin senato ve meclislerinde bu yalanın tanınmasını sağlayan , aç kaldıkları ve Tükiye’yi ticaret yolu ile sömürmek için sınırını açmaya zorluyan , her fırsatta hasmane tutumlarını şiddetlendiren politika yürüten bir milletin topraklarına gitmek acaba ne derece mümkün olabilir. Acaba bu bir koşul yada dayatmamıdır demeden geçemiyor insan.
Emperyalist’ler ile hareket ederek ülkemiz halkının bağımsızlığının elinden alınması işgal edilmesine katkı sunan temsilcilerine iyi niyet beslenmesine , Milli bağımsızlık mücadelesi veren ataların ecdadları olan bizler , bedel ödeyerek kazandığımız toprakların düşmanı olan milletler ile görüşülmesini en hafif ifade ile yadırgıyoruz. Ülkemizde kim olursa olsun politika kulvarlarında bulunan herkesin elini kolunu sallayarak her yere gidilemeyeceğini , milli birlik , beraberlik ve menfaatler açısndan hareket etmesi gerektiğini unutmamalıdır.
Gezin babam gezin mantığı ile hareket edilmemesi gerekmektedir.
Dikkat edilmesi ve bilinmesi gereken en önemli husus ise ; herşeye rağmen ülkesini , topraklarını terk etmemiş iddia’yı yapan devletin inanç, örf , adet , gelenek ve göreneklerini yaşayan vatandaşlarımız bu ülkenin tezini red etmekte , özgür ve bağımsız Türkiye Cumhuriyetinin vatandaşı olarak bayrağı altında yaşamakla onur ve gurur duymaktadırlar. Kimse sap ile samanı karıştırmasın